Bayraklıda Kızıl Afet Ceyda ile Körfeze Karşı Bedenini Kaybetmek

Bayraklıda Kızıl Afet Ceyda ile Körfeze Karşı Bedenini Kaybetmek

Bayraklı’da saat hiç 00.00’ı göstermez; hep 00.01’dir. Çünkü gece burada hiç bitmez. Telefon titrer: “Asansördeyim, 30. kata geliyorum. Kapıyı aralık bırak.” Bir dakika sonra kapı yavaşça açılır ve içeri giren Ceyda’dır. Bu kez saçları ıslak; sanki duştan yeni çıkmış, ama üstünde sadece kırmızı saten bir sabahlık ve altında hiçbir şey yok. Sabahlık belinden gevşek bağlı, göğüslerinin yarısı dışarıda, kızıl saçları ıslak ıslak omzuna yapışmış. “Denize girdim, tuzlu tuzlu geldim, yalamak ister misin?” diyor ve sabahlığı yere düşürüyor. 172 boy, 58 kilo, beli ince, kalçaları dolgun, teni deniz tuzu ve günah kokuyor. Bayraklı’nın en tehlikeli, en güzel, en vazgeçilmez afeti o: Kızıl Afet Ceyda.

Daha ayakkabılarını çıkarmadan seni cam kenarına itiyor. 30. kat, körfez tam karşınızda. Gemi ışıkları yanıp sönüyor. Ceyda camı sonuna kadar açıyor, “Burada yapacağız, herkes görsün” diyor. Diz çöküyor, tuzlu saçlarını arkaya atılıyor, ağzına alıyor seni, denizin tuzu ve onun sıcaklığı karışıyor. Derin deep throat yaparken gözlerini körfeze dikiyor, sanki gemilere selam veriyor. Sonra ayağa kalkıyor, camın korkuluğuna tutunuyor, kalçalarını sana doğru çıkarıyor. “Arkadan, sert” diyor. Girerken kalçaları camı titretiyor, her vuruşta körfez dalgalanıyor sanki. Aşağıda insanlar yürüyor, taksiler korna çalıyor ama sen sadece Ceyda’nın “Daha derin!” diye haykırışını duyuyorsun. Boşaldığında içinden çıkmıyor, “Biraz daha kal, deniz kokusu girsin içine” diyor.

İçeri geçtiğinizde ışıklar kapanıyor, sadece şehir ışıkları odayı kızıla boyuyor. Ceyda yatağa uzanıyor, bacaklarını sonuna kadar açıyor, “Şimdi sıra bende” diyor. Seni üstüne çekiyor, önce ağzına veriyor, sonra yavaş yavaş kalçalarını kaldırıp göt deliğine yönlendiriyor. Ters cowgirl’da o kadar ustaca inip kalkıyor ki yatak kırılacak gibi gıcırdıyor. Saçlarından tutup çekiyorsun, o daha sert geri geliyor. Bir eliyle klitorisini ovuyor, diğer eliyle meme uçlarını sıkıyor. Squirt geldiğinde yatak tamamen sırılsıklam oluyor, Ceyda gülüyor: “Çarşafları değiştirmek otelin sorunu.”

Banyoya geçiyorsunuz. Geniş jakuzi, aynalar buğulu. Ceyda köpükleri açıyor, şampanyayı köpüğün içine döküyor. İkiniz çıplak giriyorsunuz. Su taşınca umursamıyor. Kucağına oturuyor, bu sefer önden değil, arkadan alıyor. Suyun içinde kalçaları kaydıkça kayıyor, vibratörlü plug’ı kendine sokuyor, çift penetrasyon başlıyor. Bir yandan öpüşüyorsunuz, bir yandan şampanya içiyorsunuz, bir yandan su her yere sıçrıyor. Squirt patladığında jakuzi boşalıyor, yerler göl oluyor, aynalar tamamen buğu.

Gece 04.00’te terasa çıkıyorsunuz. Hava serin, rüzgâr sert. Ceyda çıplak, sen çıplak. Şezlonga uzanıyor, bacaklarını omzuna alıyorsun, ayakta yapıyorsun. Rüzgâr saçlarını savuruyor, tuzlu teni daha da lezzetli. “Boşal içime, deniz görsün” diyor. Boşaldığında hâlâ titriyor, “Şimdi sıra yüzümde” diyor ve diz çöküyor. İkinci tur yüzüne, saçlarına, göğüslerine… Kızıl saçları beyazlarla kaplanıyor, gülümsüyor: “Şeytan gibi güzel.

Sabah 06.00’da grup mesajı atıyor: “Kızlar gelsin mi?” 20 dakikada üç afet kapıda. Biri esmer, biri sarışın, biri kumral. Hepsi ateş. Penthouse doluyor. Ceyda ortada yönetiyor.

  • Esmer kız yüzüne oturuyor
  • Sarışın kız strap-on’la seni alıyor
  • Kumral kız ağzına veriyor
  • Ceyda ise seni hiç bırakmıyor, analdan ayrılmıyor. Saatlerce sürüyor. Squirt havada uçuşuyor, bukkake yağıyor, fisting, rimming, 69 zinciri… Oda savaş alanı gibi. Sabah 10’da herkes bitap, Ceyda hâlâ ayakta: “Kahvaltı servisi istiyorum, ama önce bir tur duşta.”

Duşta devam ediyor. Sıcak su altında ayakta, duvara dayalı, saçlarından tutup arkadan… Su kesilene kadar durmuyor. Sonra bornozla mutfağa gidiyor, tezgâha oturuyor, bacaklarını açıyor: “Kahvaltı burada.” Yalıyorsun, emiyorsun, sonra tezgâha yatırıp tekrar anal. Mutfak dolapları titriyor.

Öğlen ofise gitmen gerekiyorsa bile bırakmıyor. “Toplantın 14.00’te mi? 13.30’da gelirim” diyor. Gerçekten geliyor. Sekreterin yanında “kargo” diye içeri giriyor, masanın altına geçiyor, toplantı sırasında oral yapıyor. Sen sunum yaparken o emiyor, kimse anlamıyor. Toplantı bitince masaya yatırıyor seni, hızlı anal bırakıp gidiyor.

Akşam Kordon’da yemek, sonra otel, sonra teras, sonra jakuzi, sonra yatak… Döngü hiç bitmiyor. 3 gün, 5 gün, 1 hafta… Ne kadar istersen o kadar kalıyor. Paket bitince “Yarın tekrar?” diyor. Cevap vermeye gerek yok, çünkü zaten kapıda.

Ceyda ile geçen zaman saatle ölçülmez, orgazmla ölçülür. Bir gecede 15 kere, bir haftada 100 kere… Saymayı bırakıyorsun. Sadece yaşıyorsun.

Bayraklı’da Kızıl Afet Ceyda ile körfeze karşı bedenini, ruhunu, aklını, her şeyini kaybedeceksin. Bir kere kapıyı açtın mı, bir daha kapatamıyorsun.


11 Aralık 2025 tarihinde yayınlandı, 259 kez okundu

En Çok Okunan Yazılar

Tüm Yazılar »

KATEGORİLER